1. Devlet Yönetimi
Bir milletin belli sınırlara sahip bir toprak üzerinde bağımsız ve teşkilatlı bir toplum halinde örgütlenmesine devlet denir. Bir devletin var olabilmesi için halk, toprak, bağımsızlık ve siyasal bir örgütlenmenin olması gerekir. Türk devlet teşkilatının başında Han, Şanyu, Kağan, Hakan veya İdikut adı verilen hükümdarlar bulunurdu. Devlet; aile, oba, oymak ve boyların bira-raya gelmesiyle oluşurdu. Türk devlet teşkilatı Mete Han tarafından kurulmuştur. Ülke, Doğu-batı olmak üzere ikiye ayrılarak yönetilirdi. Buna "İkili Teşkilat" adı verilirdi. Bu teşkilata göre kutsal merkez Ötügen'de, Hakan bulunur ve ülke haneden üyelerinin ortak malı sayılırdı. Ülkenin çeşitli yerlerine hanedan mensubu prensler gönderilirdi. Merkezdeki Hakan'ın ölümü genellikle taht kavgalarına neden olmuştur. Bu geleneğin etkisiyle tarihte bir çok Türk devleti kurulmuş ve kısa sürede yıkılmıştır. Bundan dolayı Osmanlı Devleti'ne kadar hiç bir Türk devleti uzun süre varlığını devam ettirememiştir.
Türkler, hükümdarlarına bu görevin Gök Tanrı tarafından verildiğine inanırlardı. Bu inanca "Kut" denirdi. Kut anlayışına göre bu görev kan bağıyla nesilden nesile devam ederdi.
Devlet yönetiminde hükümdar eşleri olan Hatunlar da görev alır, kurultay toplantılarına katılır ve elçi kabullerinde bulunurdu.
Devlet yönetiminde hükümdarların yanında boy beylerinden oluşan "Toy" (Kurultay) vardı. Geniş yetkilere sahip olan Kurultay, hükümdara danışmanlık yapardı. Göktürk hükümdarı Bilge Kağan'ın, şehirlerin etrafının surlarla çevrilmesi, Taoizm ve Budizm'in tanıtılması gibi tekliflerinin Kurultay tarafından reddedilmesi Türk hükümdarlarının sınırsız yetkilere sahip olmadıklarının göstergesidir.
2. Ordu
Eski Türk devletlerinde "ordu-millet" geleneği vardır. Hakan aynı zamanda ordunun komutanıdır. Askerlik özel bir meslek sayılmaz ve paralı askerler bulunmazdı. Hayat tarzları o zamanın şartlarında Türkler'in asker bir millet olmasını sağlamıştır. Savaş zamanında kadın-erkek eli silah tutan herkes askerdir. Türk ordu teşkilatının temeli olan "Onluk Sistem" Mete Han tarafından kurulmuştur. Bu sistem Türk devlet teşkilatına da etki etmiş ve idarede kolaylık sağlamıştır. Türk orduları çağın tekniğine uygun en etkili silahları kullanmıştır. Türk ordusu atlı birliklerden oluşur ve silah olarak genelde ok ve yay kullanılırdı. Türkler'in en yaygın savaş taktiği ani baskınlar şeklinde gerçekleşen Turan "Hilal taktiği"dir. Türk ordu teşkilatı Çin, Moğol ve Bizans ordularını da etkilemiştir.
3. Din ve İnanış
İslamiyet öncesi Türklerde; Dağ, tepe, su, ağaç, orman, güneş, ay, yıldızlar ve gök gürültüsü gibi unsurlar kutsal olarak kabul edilmiştir.
"Atalar kültürü" denilen, atalarının hatıralarına ve büyüklerine saygıya dayanan bir inanç sistemine sahip olanlar da vardır.
İslam öncesinde Türkler yaygın olarak Gök - Tanrı dinine inanmışlardır. Bu inanç sistemine göre Gök -Tanrı dinine inanmışlardır. Bu inanç sistemine göre Gök - Tanrı tek yaratıcı olarak görülmüştür. Hükümdarların Gök-Tanrı tarafından görevlendirildiğine inanmışlardır. Gök - Tanrı can veren, yaşatan ve öldürendir. Bir dinden çok sihir karakterine sahip Şamanizm de Türkler arasında yaygındır. Şamanist din adamlarına "Kam" adı verilmektedir. Şamanizm'e göre bütün dünya iyi ve kötü ruhların tesiri altındadır.
Kurgan denilen Türk mezarlarında ölen kimsenin yanına bazı değerli eşyalarını da gömerlerdi. İnsan şeklinde yapılan mezar taşlarına "Balbal" denirdi. Ayrıca ölünün arkasından "Ölü Aşı" denilen yemek dağıtılırdı. Bu gelenekler eski Türkler'de ahiret inancının varlığının göstergesi olarak kabul edilmektedir.
İslamiyet'ten önceki Türkler'de yukarıdaki inanç sistemlerinin haricinde Uygurlar döneminde Maniheizm, Hazarlar'da Musevilik, Avrupa'ya göç eden Türkler arasında ise Hıristiyanlık yayılmıştır. Bu dinler özellikle kültürel alanda etkisini göstermiştir. Mani dini Uygurlar'ın yerleşik hayata geçmesi, şehirler kurması, bilim, edebiyat ve sanat alanında ilerlemesinde etkili olmuştur. Mani dini Türk yaşam tarzına uygun olmadığı için halk arasında fazla yaygınlaşmamış, hükümdar ailesi ve yakın çevresi ile sınırlı kalmıştır. Bu dindeki bazı terimlerin Türkçeleştirildiği görülmüştür. Bu durum Uygurlar'ın milli bilince sahip olduğunun göstergesidir.
Türkler, genel olarak din konusunda serbest olmuşlardır. Uygurlar döneminde Maniheist ve Budist tapınaklarının yanyana bulunması Türkler'deki din serbestliğinin ve hoşgörünün göstergesidir.
İslam dini Türkler'in eski inanç sistemleri ve karakterlerine uyduğu için, Türkler arasında hızlı bir şekilde yayılmıştır, İslamiyet'i kabul eden Türkler milli benliklerini korurken diğer dinlere inananlar milli benliklerini kaybetmiştir. Türkler, eski ve köklü bir kültüre sahip oldukları için İslamlaşma, Arap kültürünü kabul etme şeklinde gerçekleşmemiştir.
4. Sosyal ve Ekonomik Hayat
Uygurlar'a kadar Türkler tabiat koşullarına bağlı olarak yarı göçebe bir hayat tarzını benimsemişlerdir. Yaylak-kışlak hayatı yaşayan Türkler çadırlarda kalmışlar ve daha çok hayvancılıkla uğraşmışlardır. Yerleşik hayata geçilmesi ölçüsünde çadırlardan vazgeçilmiş ve Uygurlar döneminde iki katlı beyaz badanalı evlerde oturmaya başlamışlardır.
İslamiyet'ten önceki Türk toplumlarında baharın gelişi (Nevruz) bayram havası içinde festivallerle kutlanırdı. Bu festivallerde at yarışları düzenlenir, şarkılar söylenir, kadın ve erkeklerle bir arada yemekler yenilir ve müzik eşliğinde dans edilip eğlenilirdi.
Türkler'de özel mülkiyet hakkı vardı. Bu durum Türkler'de sınıf ayrımının görülmemesinin nedenlerinden biri olmuştur. Ayrıca Türkler'de sosyal alanda kadın-erkek eşitliği uygulanmıştır.
İslam öncesi Türk devletlerinde ekonominin temeli hayvancılık ve ticarete dayanıyordu. At, koyun ve sığır besleyen Türkler komşu ülkelere hayvan satarak ekonomik kazanç sağlamışlardır. Hunlar ve Göktürkler döneminde Çin'e sattıkları mallarının karşılığı olarak Çin'den ipek almışlardır. Çin'den başlayıp Avrupa'ya kadar ulaşan "İpek Yolu"da Türkler için önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Türk - Çin sınırındaki kasabalar iki toplum arasında ortak pazar yeri olarak kullanılmıştır. Uygurlar döneminde yerleşik hayata geçiş ve şehirleşme ile birlikte ticaret de gelişmiştir. Ticaret kervanlarının geçtiği yollar "ipek Yolu" olarak isimlendirilmiştir. Türk devletleri Çin, Sasani ve Bizans ile bu ticaret yoluna hakim olabilmek amacıyla mücadele etmişlerdir.
Demircilikte ilerleyen Türkler özellikle yaptıkları at koşum takımlarını ve silahları komşu ülkelere satmışlardır.
İslamiyet'ten önceki Türk devletleri Türgişler'e kadar para yerine daha çok üzeri resmi damgalı ipek parçaları kullanmıştır. Türgişler döneminde ise para kullanmaya başlamışlardır.
5. Hukuk
İslamiyet'ten önceki Türk toplumlarında devlet ve halk arasındaki ilişkiler "töre"yle düzenlenmiştir. Törenin temeli Türk geleneklerine dayanmaktadır. Türkler'de yazılı döneme geç geçildiği için yazılı hukuk kuralları yoktur. Hukuk alanında töre ve geleneklerin etkili olmasının nedeni, yaşanılan hayat tarzıdır.
6. Dil, Edebiyat ve Yazı
Türk edebiyatının ilk örnekleri sözlü edebiyat ürünleri olmuştur. Bunlar; Türkler'in hayat felsefelerini, yaşayış tarzlarını anlatan "Savlar" ölen büyükler için sevgi dolu sözler içeren "Sagu"ar ile avlarda, savaşlarda, akınlarda ve şölenlerde musiki ile söylenen şiirlerden oluşan "Koşuklar" dır. Bunlardan başka destanlar da sözlü edebiyatımızın en önemli eserlerdir. Destanlar İslamiyet'ten önceki inanç, töre ve hayat tarzını günümüze kadar ulaştıran eserlerdir. Bu destanlar; Hunlar'ın Oğuz Kağan, İskitler'in Alp Er Tunga, Göktürkler'in Ergenekon, Uygurlar'ın Göç ve Türeyiş ile Kırgızlar'm Manas destanlarıdır.
Türkler İslamiyet öncesinde Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır. Uygurlar, kitap baskı tekniğini geliştirmişler ve hareketli harf sisteminden oluşan matbaalar yapmışlardır.
Türkçe yazılmış en eski metinler kitabelerdir. Bunlar içerisinde de en önemlisi I. Göktürk Devleti'nin yıkılışını ve II. Göktürk Devleti'nin kuruluşunu anlatan Orhun Yazıtları'dır. Orhun Yazıtları Bilge Kağan, Kültigin ve Vezir Tonyukuk adına dikilmiştir. Bu yazıtlar Türk adının geçtiği ilk Türkçe metinlerdir. Orhun Yazıtları, devlet ve halkın karşılıklı olarak görevlerinin belirtilmesi ve devlet adamlarının halka hesap vermesi bakımından da önemlidir. Yazıtlarda geçen "ta- i kir milletin zenginleştirilmesi, açların doyurulması" gibi ifadeler Türk devletlerinde sosyal devlet anlayışının geliştiğinin göstergesidir.
7. Bilim ve Sanat
Göçebe hayat tarzını benimseyen İslamiyet'ten önceki Türk toplumlarında bilimsel alanda yapılan en önemli çalışma "Oniki Hayvanlı Türk Takvimi"nin hazırlanmasıdır. Bir yılın 365 gün olarak hesaplanması Türklerde astronomi bilgisinin ilerlediğini göstermektedir.
Göçebe hayat tarzı yaşayan Türkler'de sanat eserleri taşınabilir malzemelerden oluşmaktadır. Bunlar deri kumaş, maden ve ahşap işlemeciliğine dayanmaktadır. Uygurlar'da ise yerleşik hayata geçişle birlikte şehir ve tapınak mimarisi gelişmiştir. Budist ve Maniheist manastırları, saray ve bunların iç süslemeleri dikkat çekicidir. Türkler genellikle hayat tarzlarının simgesi olarak süslemelerinde hayvan motiflerini kulis mıstardır.
Paylaşımlar sayesinde Kpss' de tarih sıkıntısı kalmayacak. Keyifle ve eksiksiz öğreneceğiz ve sınavda neler başardığımıza kendimiz bile inanamayacağız... Seni bilmem ama ben hemen şimdi tarih öğrenmeye ve bilgilerimi paylaşarak çoğaltmaya kararlıyım... ;)
Bu Blogda Ara
Blog Archive
4.6.11
2.6.11
Takvimler
TAKVİMLER
Zamanı ölçmek için hazırlanan çizelgelerdir. Ayın dünya etrafında 12 defa dönüşünü 354 günde tamamladığı süre ay yılı, dünyanın güneşin etrafında 1 defa dönüşünü 365 gün 6 saatte tamamlaması ise güneş yılıdır.
TÜRKLERİN KULLANDIĞI TAKVİMLER
a. 12 Hayvanlı Türk Takvimi, güneş yılına göredir. Yıllara sayı yerine hayvan adı verilir.
b. Hicrî takvim, ay yılı hesabına göredir. Hicret esas alınır. 354 gündür (Dini gün ve bayramlar butakvime göre belirlenir.).
c. Celalî Takvimi, güneş yılına göredir. Büyük Selçuklular kullandı.
ç. Rumî Takvim, Osmanlı Devleti'nde vergi toplama ve yabancı devletlerle yapılan ticari ilişkiler sırasında takvim farklılığından dolayı ortaya çıkan zorlukları gidermek için hazırlandı. Güneş yılına göre hazırlanmıştır.
d. Miladî Takvimi, güneş yılına göredir. 365
gün 6 saattir.
TC. Devletinde de 1 Ocak 1926'dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.
İLKÇAĞ Başlangıcı:
Yazının icadı M.Ö. 3500
Son:
Kavimler Göçü M.S. 375
ORTAÇAĞ Başlangıç:
Kavimler Göçü: M.S.375
Son:
istanbul'un Fethi M.S. 1453
Madenlerin işlenmesiyle ilk şehir devletleri kurulurken denizyolları kullanılmaya başlanmış, devrin sonlarında yazı bulunmuştur.
Tarih yazının icadı ile başlar. Yazılı belgelerin olmadığı tarih öncesi dönemlerin devirlere ayrılmasında araç gereç ve malzemeler ölçü alınır.
Eski Taş Devrinde; avcılık, toplayıcılık yapılmış, ilkel ok ve yay kullanılsa da ürün üretilmemiştir, insanlık tarihinin en uzun devridir.
Orta Taş (Yontma) Devri; Sonlarına doğru ateş, ısınmak, pişirmek ve korunmak için kullanılmıştır. Tekerlek icat edilmiştir.
Yeni Taş (Cilâlı) Devri; Tarım başlamış, yerleşik hayata geçiş olmuş, hayvanlar ilkkez evcilleşti-rilmiş, ilk bitki liflerinden elbiseler yapılmıştır.
bir sonraki olayın başlangıcıdır.
ESKİ ÇAĞ MEDENİYETLERİ
Hint Medeniyeti
Çin Medeniyeti
Anadolu Medeniyeti
1. Hititler 4. iyonlar
2. Frigyalılar 5. Urarturlar
3. Lidyalılar
Mezopotamya Medeniyeti
1. Sümerler
2. Akadlar
3. Babiller
4. Asurlar
5. Elamlar
Doğu Akdeniz Medeniyeti
1. Fenikeliler
2. ibraniler
Mısır Medeniyeti
İran Medeniyeti
1. Medler
2. Persler
Ege Medeniyeti
1. Girit
2. Miken
3. Yunan
Roma Medeniyeti
Hellen Medeniyeti
HİNT MEDENİYETİ:
Halkı sınıflara ayıran Kast Sistemi yüzünden devlet olamadılar. Budizm, Brahmanizm, Hinduizm inançları yaygındır.
ÇİN MEDENİYETİ:
Kendilerine ait alfabeleri vardır. Barut ve pusulayı icat ettiler. Budizm, Tao, Konfiçyusizm yaygındır.
ANADOLU MEDENİYETLERİ
Hititler:
Merkezi Boğazköy (Hattuşaş) tır. Anadolu, tarihi devirlere Hititler döneminde geçti. Pankuş denilen meclis kurulup kralın yetkilerini kısıtladılar. Anadolu'da Tımar sistemi Hititler zamanında kullanıldı. M.Ö. 1280'de ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşmasını Mısırla imzaladılar. Anal denilen yıllıklar tutarak ilk kez tarafsız tarih yazıcılığını başlattılar. Kralın hanımı olan "Tavananna" kralın tüm yetkilerine sahipti. Hukuk sistemi gelişmiştir.
Frigler
Merkezleri Gordion'dur. Çok tanrılı dine inandılar. Bereket tanrıları Kibele'dir. Kuyu mezarları vardır. Tarıma çok fazla önem vermekteydiler. Hatta öküz öldüren veya saban kıranın cezası ölümdü. Kibele isimli Tabit Tanrıçaları vardır. Krallarına "Mi-das" denir.
Lidyalılar:
Merkezleri Sard'dır. Yaptıkları Kral Yolu ile doğu batı ticareti gelişti. Parayı icat ettiler.
İyonlar:
Şehir devletleri şeklinde yaşadılar. Koloniler kurdular, hür düşünceye önem verdiler. Bilimde çok ilerlemişlerdir. Pisagor, Tales, Hipokrat gibi ünlü bilim adamları yetişmiştir.
Urartular:
Merkezleri Tuşpa (Van)'ö\r. Mezarlarını oda şeklinde yapmalarından ölümden sonraki hayata inandıklarını anlıyoruz. Su kanalları yapmalarından ise tarımla uğraştıkları sonucuna varıyoruz.
MEZOPOTAMYA MEDENİYETLERİ
Dicle ile Fırat arasındaki bölgeye Mezopotamya denir. Bölgeden göç yollan geçtiğinden birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Nehirlerin akış yönü dikkate alınarak bölgenin kuzeyine Yukarı Mezopotamya, güneyine Aşağı Mezopotamya denir.
Sümerler:
Çivi yazısını buldular. Ay yılı esaslı takvim ve tarihteki ilk yazılı kanunları yaptılar (Urgakina isimli Kralları hazırlamıştır). İlk hukuk devletidir. Zıggu-rat isimli tapınaklarını aynı zamanda gökyüzünü incelemek için (Rasathane) olarak da kullanmışlardır.
Akadlar:
İlk sürekli orduyu kurarak tarihteki ilk büyük imparatorluğu kurdular.
Babiller:
Sümerler'den etkilenerek kanunlar oluşturmuştur. Ancak Sümerler'in kanunları fidye esaslı iken, Hamımurabi'nin hazırladığı kanunlarda kısas esaslıydı. Yani suçun ne ise cezan aynı olacaktı. Ayrıca dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen "Ba-bil'in Asma Bahçelerini" tarihe bırakmışlardır.
Asurlar:
Anadolu'yla ticaret yaptıkları sırada Hititler'e çivi yazısını öğreterek Anadolu'da tarihi devirlerin başlamasında etkili oldular.
Elamlılar:
Şehir devletleri hâlinde yaşadılar.
DOĞU AKDENİZ MEDENİYETLERİ
Fenikeliler:
Kurdukları koloniler ile doğu kültürünü batiye taşıdılar. Tarihteki ilk alfabeyi yaptılar. (Bu alfabı gelişerek Latin alfabesi meydana geldi.)
İbraniler:
Tek tanrılı inanca sahip ilk uygarlıktır. Sadec* ibraniler'e ait olduğu inancı bu dinin yayılmasın önledi.
MISIR MEDENİYETİ
Nil nehrinin akış yönüne göre kuzeye Aşağı Mısır, güneye Yukarı Mısır denir. Mısır'ın diğer medeniyetlerden etkilenmeyip, istilâlara uğramamasının nedeni coğrafî konumudur. (Bunun nedeni, etrafının çöllerle kaplı oluşudur), ilk güneş yılı esaslı takvimi yapmışlardır. Resim yazısı olan hiyeroglifi icat etmişlerdir. Ölümden sonraki hayata inandıklarından vücutları çürümemesi için mumyalamışlardır. Böylece tıp ve eczacılık gelişmiştir. Ayrıca matematik ve geometri biliminde de ilerlemişlerdir.
İRAN MEDENİYETLERİ
Medler:
Urartular'ı yıktılar. Persler tarafından yıkıldılar. Persler:
Medlerin egemenliğinde yaşarlarken onları yıkarak topraklarında Persler'i kurmuşlardır. Zer-düştlü dinine inandılar. İlk posta teşkilâtını kurdular. Sümer'in çivi yazısını kullandılar.
Ege Medeniyeti
Girit, Miken, Yunan medeniyetlerinden oluşmuştur.
Girit: Tarihe bıraktıkları en önemli eserleri Knossos Sarayıdır. Tarihte ilk olimpiyat oyunlarını düzenleyen medeniyettir.
Miken: Tarihte Kubbeli Kuyu Mezarları ile meşhurlardır.
Yunan Medeniyeti: Tanrıları adına olimpiyatlar düzenlediler. Çok tanrılıdırlar (Apollo, Zeus gibi) Polis isimli şehir devletleri halinde yaşıyorlardı. (Sportapolis, Atinapolis gibi) Drakon, Solon ve Klistenes isimli kişiler anayasa hazırlamışlardır, içlerinde demokrasiye en yakın olanı Klistenes'in hazırladığı anayasadır.
HELLEN MEDENİYETİ
Makedonya kralı Büyük iskender'in Asya seferi sonrası doğu ve batı kültürlerinin kaynaşmasıyla doğdu. (Avrupa-ı- Anadolu+ İran+ Mezopotamya+ Mısır medeniyetlerinin biraraya getirilmesi sonucu)
ROMA MEDENİYETİ
İlk Çağın en büyük köleci devletidir. Sınıf farklılıklarını önlemek için 12 Levha Kanunlarını yaparak günümüz Avrupa hukuk sisteminin temelini attılar. (Roma Hukuku'nun)
İlgili Sorular:
1)
Tarih Öncesi dönemlerde,
I. Tahıl yetiştirilmesi,
II. Avcılık ve toplayıcılık yapılması
III.Demir madeninin işlenmesi
Durumları aşağıdakilerden hangisinde verilen kronolojik sıraya göre yaşanmıştır?
A) I, II, III B) I, III, II C) II, III, I D) II, I, III E) III, II, I
2)
Türklerin tarihte kullandıkları,
I. 12 Hayvanlı,
II. Hicri
III.Miladi
Takvimlerinden hangilerini kullanmada değişik kültürlerle etkileşimin olduğu söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) II ve III E) I, II ve III
3)
Tarih öncesi dönemde, “toplayıcılık ve avcılıktan üretim ekonomisine geçiş”in yaşandığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?
A. Orta Taş Devri
B. Bakır Devri
C. Yontma Taş Devri
D. Tunç Devri
E.Cilalı Taş Devri
4)
Bir yerleşim yerinde yapılan araştırmada, bütün tarih öncesi devirlerin sırasıyla yaşandığı araştırılmıştır.
Buna göre bu yerleşim merkezinde Cilalı Taş (Neolitik) devrinden sonra aşağıdaki dönemlerin hangisine ait alıntıların bulunması gerekir?
A.Eski Taş (Paleolitik)
B.Orta Taş (Mezolitik)
C.Bakır Taş (Kalkolitik)
D.Tunç
E.Demir
5)
Hicrî-Kamerî takvimi kullanan Osmanlı Devleti, 1739’dan itibaren hangi amaçla Güneş yılını esas alan Rumî takvimi de kullanmaya başlamıştır?
A.Mali işlerde kullanılmak üzere.
B.Diplomatik yazışmalarda kullanılmak üzere.
C.Ceza kanunlarını batıya uydurabilmek üzere.
D.Batı dünyasından gelen baskılar üzerine.
E.Arap dünyasından koparak Batı dünyası ile bütünleşebilmek üzere.
Zamanı ölçmek için hazırlanan çizelgelerdir. Ayın dünya etrafında 12 defa dönüşünü 354 günde tamamladığı süre ay yılı, dünyanın güneşin etrafında 1 defa dönüşünü 365 gün 6 saatte tamamlaması ise güneş yılıdır.
TÜRKLERİN KULLANDIĞI TAKVİMLER
a. 12 Hayvanlı Türk Takvimi, güneş yılına göredir. Yıllara sayı yerine hayvan adı verilir.
b. Hicrî takvim, ay yılı hesabına göredir. Hicret esas alınır. 354 gündür (Dini gün ve bayramlar butakvime göre belirlenir.).
c. Celalî Takvimi, güneş yılına göredir. Büyük Selçuklular kullandı.
ç. Rumî Takvim, Osmanlı Devleti'nde vergi toplama ve yabancı devletlerle yapılan ticari ilişkiler sırasında takvim farklılığından dolayı ortaya çıkan zorlukları gidermek için hazırlandı. Güneş yılına göre hazırlanmıştır.
d. Miladî Takvimi, güneş yılına göredir. 365
gün 6 saattir.
TC. Devletinde de 1 Ocak 1926'dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.
İLKÇAĞ Başlangıcı:
Yazının icadı M.Ö. 3500
Son:
Kavimler Göçü M.S. 375
ORTAÇAĞ Başlangıç:
Kavimler Göçü: M.S.375
Son:
istanbul'un Fethi M.S. 1453
Madenlerin işlenmesiyle ilk şehir devletleri kurulurken denizyolları kullanılmaya başlanmış, devrin sonlarında yazı bulunmuştur.
Tarih yazının icadı ile başlar. Yazılı belgelerin olmadığı tarih öncesi dönemlerin devirlere ayrılmasında araç gereç ve malzemeler ölçü alınır.
Eski Taş Devrinde; avcılık, toplayıcılık yapılmış, ilkel ok ve yay kullanılsa da ürün üretilmemiştir, insanlık tarihinin en uzun devridir.
Orta Taş (Yontma) Devri; Sonlarına doğru ateş, ısınmak, pişirmek ve korunmak için kullanılmıştır. Tekerlek icat edilmiştir.
Yeni Taş (Cilâlı) Devri; Tarım başlamış, yerleşik hayata geçiş olmuş, hayvanlar ilkkez evcilleşti-rilmiş, ilk bitki liflerinden elbiseler yapılmıştır.
bir sonraki olayın başlangıcıdır.
ESKİ ÇAĞ MEDENİYETLERİ
Hint Medeniyeti
Çin Medeniyeti
Anadolu Medeniyeti
1. Hititler 4. iyonlar
2. Frigyalılar 5. Urarturlar
3. Lidyalılar
Mezopotamya Medeniyeti
1. Sümerler
2. Akadlar
3. Babiller
4. Asurlar
5. Elamlar
Doğu Akdeniz Medeniyeti
1. Fenikeliler
2. ibraniler
Mısır Medeniyeti
İran Medeniyeti
1. Medler
2. Persler
Ege Medeniyeti
1. Girit
2. Miken
3. Yunan
Roma Medeniyeti
Hellen Medeniyeti
HİNT MEDENİYETİ:
Halkı sınıflara ayıran Kast Sistemi yüzünden devlet olamadılar. Budizm, Brahmanizm, Hinduizm inançları yaygındır.
ÇİN MEDENİYETİ:
Kendilerine ait alfabeleri vardır. Barut ve pusulayı icat ettiler. Budizm, Tao, Konfiçyusizm yaygındır.
ANADOLU MEDENİYETLERİ
Hititler:
Merkezi Boğazköy (Hattuşaş) tır. Anadolu, tarihi devirlere Hititler döneminde geçti. Pankuş denilen meclis kurulup kralın yetkilerini kısıtladılar. Anadolu'da Tımar sistemi Hititler zamanında kullanıldı. M.Ö. 1280'de ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşmasını Mısırla imzaladılar. Anal denilen yıllıklar tutarak ilk kez tarafsız tarih yazıcılığını başlattılar. Kralın hanımı olan "Tavananna" kralın tüm yetkilerine sahipti. Hukuk sistemi gelişmiştir.
Frigler
Merkezleri Gordion'dur. Çok tanrılı dine inandılar. Bereket tanrıları Kibele'dir. Kuyu mezarları vardır. Tarıma çok fazla önem vermekteydiler. Hatta öküz öldüren veya saban kıranın cezası ölümdü. Kibele isimli Tabit Tanrıçaları vardır. Krallarına "Mi-das" denir.
Lidyalılar:
Merkezleri Sard'dır. Yaptıkları Kral Yolu ile doğu batı ticareti gelişti. Parayı icat ettiler.
İyonlar:
Şehir devletleri şeklinde yaşadılar. Koloniler kurdular, hür düşünceye önem verdiler. Bilimde çok ilerlemişlerdir. Pisagor, Tales, Hipokrat gibi ünlü bilim adamları yetişmiştir.
Urartular:
Merkezleri Tuşpa (Van)'ö\r. Mezarlarını oda şeklinde yapmalarından ölümden sonraki hayata inandıklarını anlıyoruz. Su kanalları yapmalarından ise tarımla uğraştıkları sonucuna varıyoruz.
MEZOPOTAMYA MEDENİYETLERİ
Dicle ile Fırat arasındaki bölgeye Mezopotamya denir. Bölgeden göç yollan geçtiğinden birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Nehirlerin akış yönü dikkate alınarak bölgenin kuzeyine Yukarı Mezopotamya, güneyine Aşağı Mezopotamya denir.
Sümerler:
Çivi yazısını buldular. Ay yılı esaslı takvim ve tarihteki ilk yazılı kanunları yaptılar (Urgakina isimli Kralları hazırlamıştır). İlk hukuk devletidir. Zıggu-rat isimli tapınaklarını aynı zamanda gökyüzünü incelemek için (Rasathane) olarak da kullanmışlardır.
Akadlar:
İlk sürekli orduyu kurarak tarihteki ilk büyük imparatorluğu kurdular.
Babiller:
Sümerler'den etkilenerek kanunlar oluşturmuştur. Ancak Sümerler'in kanunları fidye esaslı iken, Hamımurabi'nin hazırladığı kanunlarda kısas esaslıydı. Yani suçun ne ise cezan aynı olacaktı. Ayrıca dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen "Ba-bil'in Asma Bahçelerini" tarihe bırakmışlardır.
Asurlar:
Anadolu'yla ticaret yaptıkları sırada Hititler'e çivi yazısını öğreterek Anadolu'da tarihi devirlerin başlamasında etkili oldular.
Elamlılar:
Şehir devletleri hâlinde yaşadılar.
DOĞU AKDENİZ MEDENİYETLERİ
Fenikeliler:
Kurdukları koloniler ile doğu kültürünü batiye taşıdılar. Tarihteki ilk alfabeyi yaptılar. (Bu alfabı gelişerek Latin alfabesi meydana geldi.)
İbraniler:
Tek tanrılı inanca sahip ilk uygarlıktır. Sadec* ibraniler'e ait olduğu inancı bu dinin yayılmasın önledi.
MISIR MEDENİYETİ
Nil nehrinin akış yönüne göre kuzeye Aşağı Mısır, güneye Yukarı Mısır denir. Mısır'ın diğer medeniyetlerden etkilenmeyip, istilâlara uğramamasının nedeni coğrafî konumudur. (Bunun nedeni, etrafının çöllerle kaplı oluşudur), ilk güneş yılı esaslı takvimi yapmışlardır. Resim yazısı olan hiyeroglifi icat etmişlerdir. Ölümden sonraki hayata inandıklarından vücutları çürümemesi için mumyalamışlardır. Böylece tıp ve eczacılık gelişmiştir. Ayrıca matematik ve geometri biliminde de ilerlemişlerdir.
İRAN MEDENİYETLERİ
Medler:
Urartular'ı yıktılar. Persler tarafından yıkıldılar. Persler:
Medlerin egemenliğinde yaşarlarken onları yıkarak topraklarında Persler'i kurmuşlardır. Zer-düştlü dinine inandılar. İlk posta teşkilâtını kurdular. Sümer'in çivi yazısını kullandılar.
Ege Medeniyeti
Girit, Miken, Yunan medeniyetlerinden oluşmuştur.
Girit: Tarihe bıraktıkları en önemli eserleri Knossos Sarayıdır. Tarihte ilk olimpiyat oyunlarını düzenleyen medeniyettir.
Miken: Tarihte Kubbeli Kuyu Mezarları ile meşhurlardır.
Yunan Medeniyeti: Tanrıları adına olimpiyatlar düzenlediler. Çok tanrılıdırlar (Apollo, Zeus gibi) Polis isimli şehir devletleri halinde yaşıyorlardı. (Sportapolis, Atinapolis gibi) Drakon, Solon ve Klistenes isimli kişiler anayasa hazırlamışlardır, içlerinde demokrasiye en yakın olanı Klistenes'in hazırladığı anayasadır.
HELLEN MEDENİYETİ
Makedonya kralı Büyük iskender'in Asya seferi sonrası doğu ve batı kültürlerinin kaynaşmasıyla doğdu. (Avrupa-ı- Anadolu+ İran+ Mezopotamya+ Mısır medeniyetlerinin biraraya getirilmesi sonucu)
ROMA MEDENİYETİ
İlk Çağın en büyük köleci devletidir. Sınıf farklılıklarını önlemek için 12 Levha Kanunlarını yaparak günümüz Avrupa hukuk sisteminin temelini attılar. (Roma Hukuku'nun)
İlgili Sorular:
1)
Tarih Öncesi dönemlerde,
I. Tahıl yetiştirilmesi,
II. Avcılık ve toplayıcılık yapılması
III.Demir madeninin işlenmesi
Durumları aşağıdakilerden hangisinde verilen kronolojik sıraya göre yaşanmıştır?
A) I, II, III B) I, III, II C) II, III, I D) II, I, III E) III, II, I
2)
Türklerin tarihte kullandıkları,
I. 12 Hayvanlı,
II. Hicri
III.Miladi
Takvimlerinden hangilerini kullanmada değişik kültürlerle etkileşimin olduğu söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) II ve III E) I, II ve III
3)
Tarih öncesi dönemde, “toplayıcılık ve avcılıktan üretim ekonomisine geçiş”in yaşandığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?
A. Orta Taş Devri
B. Bakır Devri
C. Yontma Taş Devri
D. Tunç Devri
E.Cilalı Taş Devri
4)
Bir yerleşim yerinde yapılan araştırmada, bütün tarih öncesi devirlerin sırasıyla yaşandığı araştırılmıştır.
Buna göre bu yerleşim merkezinde Cilalı Taş (Neolitik) devrinden sonra aşağıdaki dönemlerin hangisine ait alıntıların bulunması gerekir?
A.Eski Taş (Paleolitik)
B.Orta Taş (Mezolitik)
C.Bakır Taş (Kalkolitik)
D.Tunç
E.Demir
5)
Hicrî-Kamerî takvimi kullanan Osmanlı Devleti, 1739’dan itibaren hangi amaçla Güneş yılını esas alan Rumî takvimi de kullanmaya başlamıştır?
A.Mali işlerde kullanılmak üzere.
B.Diplomatik yazışmalarda kullanılmak üzere.
C.Ceza kanunlarını batıya uydurabilmek üzere.
D.Batı dünyasından gelen baskılar üzerine.
E.Arap dünyasından koparak Batı dünyası ile bütünleşebilmek üzere.
Tarih Bilimi Nedir Ne Değildir?
Tarih:
Geçmişteki insan topluluklarının yaşayışlarını, birbirleriyle olan ilişkilerini (siyasi, kültürel, ekonomik) yer, zaman göstererek, belgelere dayanarak neden sonuç ilişkisi içinde objektif olarak anlatan bilimdir.Not: Yer zaman ve neden sonuç, tarihe bilim olma özelliği kazandırır...
Tarihin bilim olarak özelikleri;
1) Değerlendirirken, olayın geçtiği zamandaki koşular göz önüne alınmalıdır.
2) Kendine özgü metodları vardır ve diğer bilimler gibi deneyi, gözlemi olan olayları incelemez.
3) Tekrarı olmayan olayları inceler...
TARİH METODU VE KAYNAKLARI
a) Ana kaynaklar; hatıralar, seyahat yazıları, kitabeler, paralar, sanat eserleri..
b) İkinci el kaynaklar; ikinci el kaynaklardan yararlanılarak yazılan eserler.
Tarih sınıflandırması
a)Zamana göre: Tarihin, çağları ve önemli olayları esas alarak sınıflandırılmasıdır. İlk çağ, Orta Çağ gibi
b) Mekana göre: TArihin, olayın yaşandığı yere göre sınılandırılmasıdır. Asya Tarihi, Mezopotamya tarihi gibi.
c) Konuya göre: Tarihin sosyal, ekonomik, dini olaylara göre sınıflandırılmasıdır. Hukuk Tarihi, Tıp Tarihi gibi.
Not: Tarih; coğrafyai arkeoloji, kronoloji, paleografya, diplomatik, antropoloji, etnografya, numizmatik, sosyoloji, psikoloji gibi bilimlerden yararlanır...
Şimdi Birkaç Soru Çözelim:
1)
I. Olayların doğruluğunun kanıtlanmasında belgelerden yararlanılması
II. Deney ve gözlem yöntemi ile araştırma yapılması
III. Farklı bilim dallarından yardım alınması
IV. Olayların günümüz koşullarına göre değerlendirilerek yorum yapılması
V. Olaylar arasında neden-sonuç bağlantısı kurulması
durumlarından hangilerinin tarih bilimi için geçerli olduğu savunulamaz?
A) I ve II B) I ve IIIC) III ve II
D) II ve IV
E) IV ve V
2)
12. - Miladi takvime başlangıç olarak Hz. İsa'nın doğumu
- Hicri takvime başlangıç olarak Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göçü esas alınmıştır.
Buna göre; miladi takvimin Avrupa'da, hicri takvimin ise Ön Asya' da daha yaygın olarak kullanılması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
A) Miladi takvimde Roma uygarlığının etkisinin olması
B) Farklı inanç sistemlerinin benimsenmesi
C) Coğrafi konumların farklı olması
D) Bilimsel gelişmelerin yetersiz olması
E) Hicri takvimin Ön Asya'da ortaya çıkmış olması
3)
Tarihi olaylar incelenirken dikkat edilmesi gereken özelliklerden biri de objektif olmaktır.
Aşağıdakilerden hangisi, tarih araştırmaları sırasında objektiflikten uzaklaşıldığının bir göstergesidir?
A) Olaylar arasında neden-sonuç bağlantısının kurulması
B) Birinci elden kaynaklardan yararlanılması
C) Olayın geçtiği dönemin koşullarının gözönünde bulundurulması
D) Olayla ilgili siyasi gelişmelere yer verilmemesi
E) Olayın geçtiği bölgede araştırma yapılması
4)
Tanım : Tarih; insan topluluklarının geçmişte yaşadıklarını, kültürlerini, toplumlar arası ilişkileri yer ve zaman göstererek, kaynaklara dayalı olarak inceleyen ve neden-sonuç bağlantısı kurarak anlatan bilim dalıdır.
Durum : Talaş Savaşı, Orta Asya'ya egemen olmak isteyen Araplar ile Çinliler arasında yapılmış ve savaşın kazanılması Türklerin İslamiyet’e geçiş sürecini hızlandırmıştır.
Yukarıda verilen durumda tarihin tanımında yer alan unsurlardan hangisine değinilmemiştir?
A) Yer
B) Neden
C) Zaman
D) Toplumlararası ilişkiler
E) Sonuç
5)
Tarih çağlarını birbirinden ayıran bir olayda öncelikle aşağıdaki özelliklerden hangisi aranır?
A) Doğal olayların sonucu olmalı
B) Toplumların büyük bölümünün yaşantısını değiştirmiş olmalı
C) Ticaretin gelişmesine katkıda bulunmalı
D) Yeni inanç sistemlerinin oluşmasına neden olmalı
E) Sanat akımlarının ortaya çıkmasını sağlamalı
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
